• Şubat 6, 2026
  • Mertcan Topaloglu
  • 0

Türk denizciliğinde gemi inşa projeleri 21.yy’dan itibaren incelendiğinde , 2000’li yılların başından 2020’ye kadar olan süreçte deniz platformları tedarikinde belirgin bir yavaşlama yaşandığı görülmektedir.

Tersanelerimizde en son 1999 yılında bir fırkateyn inşa edilmiş, bu tarihten itibaren 2024 yılında hizmete giren TCG İstanbul’a kadar fırkateyn sınıfında yeni bir inşa faaliyetine rastlanmamıştır. 2010-2022 yılları arasındaki 10 yılı aşkın sürede 4 adet ADA sınıfı korvet hizmete girmiştir. 2020’li yıllardan itibaren neredeyse tüm muharip platform sınıflarında yoğun bir gemi inşa süreci başlatılmıştır. Halihazırda 38 geminin inşası tersanelerde devam etmektedir.

Bununla birlikte, gemi inşa projelerinin Deniz Kuvvetleri modernizasyon bütçesindeki payı da radikal bir şekilde değişmiştir. MSB kaynaklarına göre, 2020’ye kadar projelerin modernizasyon bütçesindeki payı en yüksek %4,93 olarak gerçekleşirken, bu oran 2025 yılında %52 olarak gerçekleşmiştir. Mevcut projelerle bu oranın %100’ü aşarak Deniz Kuvvetleri bütçesinin üzerine çıkacağı öngörülmektedir. Bu durum, projelerin idamesi için ilave kaynak yaratılmasını zorunlu kılmaktadır.

Yakın Dönemde Başlatılması Hedeflenen Projeler:

• 3 Adet Tepe Sınıfı Muhrip

• 2 Adet LST (Amfibi Gemi)

• 2 Adet Milli Hücumbot

• 2 Adet Milli Mayın Avlama Gemisi

• 22 Adet İnsansız Deniz Aracı

Yurt Dışına Gemi Satışı, Donanmanın Elindeki Gemilerin Satılması Anlamına Gelmiyor

Bütçe yetersizliklerini aşmak için Savunma Sanayii Destekleme Fonu (SSDF) devreye girmekte ve stratejik bir ihracat modeli uygulanmaktadır.  Türk Deniz Kuvvetleri için başlatılan projeler, ihracat yapılan ülkelerin gemileriyle eşzamanlı yürütülmektedir. Bu süreç, donanmamızın teslimat takviminde gecikme yaratmayacak şekilde planlanmaktadır.

Yurt dışına gemi satışı, donanmanın elindeki gemilerin satılması değil; üretim kapasitesinin artırılması ve projelerin finansmanı için kaynak yaratılmasıdır. İhracattan elde edilen gelir, gemi inşa projelerinin hız kesmeden devam etmesini ve tersane altyapılarının geliştirilmesini sağlamaktadır. Bu strateji, gemi inşa sanayisini sürekli canlı tutmayı hedefler.

Tersane Altyapısı Genişletiliyor: Gölcük Tersanesi Faaliyetlerine Başlıyor

1999 depremiyle birlikte Gölcük Tersanesi halihazırda zarar gördüğünden dolayı kullanılamaz hale gelmiş ve su üstü gemi inşası faaliyetlerinin tümü İstanbul Tersanesi Komutanlığı’na kaydırılmıştı. Bu sene ilk kez Gölcük Tersanesi’nde inşa faaliyetlerine başlanması planlanıyor. Söz konusu faaliyet kapsamında 2 adet Açık Deniz Karakol Gemisinin burada inşasına başlaması planlanıyor

Buna ek olarak İzmir Tersanesi ile yeni kurulan Aksaz ve Mersin Tersaneleri’ne gemi inşa yeteneği kazandırılması için de yatırımlar planlanmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir